Uzak Yoldan Gelen Sen – Şiiri

Bu sefer rivayetler ve işaretler de çok farklı.. Göğe baktığımda yıldızların yerleri değişmiş gibi; sanki içimde görünmeyen bir Melhame-i Kübra yaşanmış da bütün eski karanlıklar yerini sessiz bir aydınlığa bırakmış. Rüzgâr başka türlü esiyor, akşamın rengi başka türlü iniyor kalbime. Uzun zamandır suskun duran kapılar birer birer aralanıyor. Kara kışın sertliği çözülürken, içimde saklı duran bir Nur yavaşça buzlar eriyip giderken yükseliyor.

Toprağın altından gelen o tohumun suyla buluştuktan sonraki ilk kıpırtısı gibi bir kıpırtı dolaşır içimde… Kuşların seher vakti odama vuran şarkılarında, gidip geldiğim yolların kıvrımında, her gün bitiminde kararan göğün ince mavisinde aynı haberler var ve bu artık hiç gidilmeyecek bir gelişin işareti gibi. Sanki büyük bir fırtınadan sonra kalan o berraklık gibi, ”her şey bitti.” dedikten sonra gelen huzur var ya, işte öyle. Bu satırlar, içimde kopan o büyük gürültünün, o görünmez savaşın ardından doğan ışığın sesi. Neredesin şimdi bilmem, bu sessiz yazılar ve dizeler sana ulaşıyorsa Sevgili, bil ki bu kelimeler kıştan bahara çıkan bir ruhun yankısıdır. O zaman sana, seni hiç bilmeyen benim gönlümün derinliklerinden kopan bir hediye olsun. Sen hiç bilmeyecek, hiç görmeyecek olsan da varsın yazılmış olsun.

Uzak Yoldan Gelen Sen

Nice kışlar bitti, içime bahar iner.
Öncesinde çiçekler açar.
Sonrasında yapraklar “Sen” der.
Ruhuma inceden inceye bir ışık dolar.

Yine bir akşam bana gülümser,
Göğe inceden bir renk doğar.
Oradaki kuşlar bana adını fısıldar,
Seni bana getiren yollar sevinçlenir.

İçimde serin bir esinti var,
Her zamankinden başka bir hâl bu.
Kalbim sessizce sorarken, toprak bir başka kokar.
Ruhumun kıyısında yeniden güneş doğar.

Ey Sevgili, bir yıldız içimden geçer,
Dilekler artık göğe ulaştı.
Gönlüm geniş bir bahçe olur,
Uzak yoldan gelen ”Sen” orada dinlenir.


“Uzak Yoldan Gelen Sen – Şiiri” için 3 yanıt

  1. Ahmet Duvarcı avatarı

    Nasıl bir duygu seli; Hiç solmamış kor ateşi hala devam eden nasıl özlem hasret ki bu !
    Bu güzel mısraları böylesine içten yazan da uğruna yazılanın da gönlü öylesine güzel olmalı ki ! en güzel zamanda unutulmayan kalpler birleşsin… Hakkınız olan mutluluk tüm güzellikleriyle O güzel iki kalbin olsun…

  2.  avatarı

    Derler ki ; Kader birbirine ait olan iki insanın küçük parmaklarına görünmez bir kırmızı ip bağlarmış. Kimse görmezmiş o ipi .Ne gözle seçilirmiş ne de elle tutulurmuş ama hissedilirmiş kalpte. O ip bazen gerilirmiş insanlar uzak şehirlere savrulurmuş .Yanlış zamanlara düşermiş başka hayatların içinde kaybolurmuş. Bazen kırılır gibi olurmuş insanın umudu .Bitti sanarmış ama aslında o ip hiç kopmazmış , sadece sabırla bekler zamanı gelince ; iki kalbi yeniden aynı hizaya getirirmiş…

    1. tamosirada avatarı

      Ne güzel bir ifade kırmızı ip bağlanması… kırmızı kurdele sanırım bu; çok uzak mesafeleri aşan, zaman ve mekan tanımayan ve gönüller arasında bir bağ kuran. Bazen o bağı unuturuz ve ümitsizlik sapağında nereye gideceğimizi bilmediğimiz bir anda parmağımızdan bir şey çekiştirir. Bir bakarız ki parmağımızı sarmalayan o kırmızı kurdele oradaymış.

tamosirada için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.