Eskiyi hatırlıyorum…çok eskileri. İlkokula gittiğim zamanlarda benim için çok çok büyük ama hayat için küçücük isteklerimi bazen not defterime yazışımı, bazen uyurken 100 kere söylediğimde sanki gerçekleşecekmiş edasıyla parmaklarımla yorganın altından sayışımı…ancak hiçbir zaman 20’ye kadar bile ulaşamadan uyuyakaldığımı anımsıyorum. Çocukların istekleri hiç bitmez, benimki de bitmezdi hiç. Bazen yazılıdan 70 almak, bazen 23 Nisan etkinliğinde şiir okumak için seçilmek, bazen de dondurma çubuğumda bedava dondurmanın çıkması…Ha bir de unutmadan ağabeyimin benden bisikleti istememesi ki tek başıma mahalleden uzaklara, kayısı bahçelerinin bulunduğu tarlalara gidip akşama kadar gezebileyim… ^^

Yıllar geçtikçe insanların hayalleri ve hedefleri değişiyor. Büyüyor. Bazılarımıza o ikinci bedava dondurma çubuğu artık komik geliyor. İçimizdeki beklentiler de bedenimiz ve ruhumuza eşlik ediyor ve büyüyor. Kimi aile kurmak istiyor, kimi kariyer ve insan bu noktada bence bencilleşiyor. İyi bir makama gelmek istiyor; kişisel egosu için, çok para kazanmak istiyor; çevresine ve yakınındakilere ‘ben başardım.” edası edebilmek için; hiç değilse bile ”ondan bir şey olmadı.” demelerinden korktuğu için. Hepimiz insanız ve maalesef Yüce Yaratan bizi böyle yarattı. İstemek bazen bizde kendi benliğimizin çok ötesindeki şeyler için oluyor. Muhakkak kendimiz için bir şeyler isteyeceğiz; ama başkaları için en son ne istedik? Birinci derece ailemiz dışında hatta…Bizden olmayan kimseler için en son ne diye dua etmiştik? Bakara Suresinin 273. ayetinde beni etkileyen bir ifade var. Türkçe ‘ye böyle çevriliyor.
”Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.”
Burada insanlardan hiçbir şey istemeyen bazı kimselerden bahsediyor. Günümüzde çok az bir kesim de kalmış olsalar bu insanlar hala varlar. Muhakkak gecenin en zifirinde veyahut sabahın seherinde istedikleri yer belli. Öyle ya da böyle O makam kabul ediyor ve karşılarına hallerinden anlayan başka kimseleri çıkartıyor. Ama benim çok daha fazla etkilendiğim ikinci kısım var. Yine bazı kimseler var ki kendileri için hiçbir şey istemiyorlar. Belki onlar da çocukluklarında misket, elma şekeri, hayallerini süsleyen bir elbise gibi şeyler istediler. Belki onların da hayalleri ve istekleri büyüdü gitti; ama artık bir evreden sonra kendileri için bir şey istemeyi bıraktılar. Belki zenginlerdi; ama sağlıkları yoktu. Belki sağlıklı iken paraları yoktu. Öyle bir makamlar ki ne para yoklukta, ne sağlık hastalıkta. İşte gerçek sevilenler onlar. Hayatlarının merkezinde benlikleri yok başkalarıkları* var. Başkaları için her şeyi istemek; ama kendileri için artık hiçbir şey istememek makamında olanlara selam olsun.
̃
Bir gece olsun nice gündüzlere gebe,
Bir yokluk olsun nice varlıkların müjdesi de
İstemem gayri benden fazlasını;
Başkaları okusun her hecede var olanı.
Şinasi Uluğ

Anonim için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et