Ümit gündönümü

Kıymetli arkadaşım,

Çok çetin yollardan geçtin, ümidinin bitmek üzere olduğu yerdesin. Belki de “Bu gecede bana bir ışık yok mu?” dediğin o umutsuz noktadasın; ama umudunu yitirme. Elinden kaybolup giden her ne ise, o şey geri gelmeyecek belki; ama seni içinde bulunduğun o bunalımlardan kurtaracak bir şey gelecek.

Hayatın en büyük yanılgılarından biri, kaybettiğimiz şeyin, birinin yerine artık hiçbir şeyin gelemeyeceğini sanmaktır. Oysa hayat boşlukları sevmiyor. Gidişi kapanan her yolun ardından, henüz görmediğimiz başka bir yol hazırlanır. Çoğu vakit onu fark edemeyiz. Kış, hiçbir ağacın öldüğü mevsim değildir; yalnızca yeniden filizlenmek, yeşermek için içine çekildiği zamandır. Biz de, insan da böyledir. En sessiz, ıssız kaldığı dönemler, dallarına kuşların konmadığı vakitler… güzel günlerin yaklaştığı dönemlerdir. Belki soğuk, belki ıssız ve karanlık… ama bu hatalarımızın farkına varıp kendimizden özür dilemek için bir fırsattır. Dallarımızda cıvıldayan o kuşlar artık gitti ve bir daha asla geri gelmeyecek. Buna biz sebep olduk. Eylemlerimiz, düşüncesizliğimiz, egomuz, hatalarımız, bencilliğimiz… her ne ise. Ama hayat kendisinden ve kendimizden o özrü dilediğimiz o sırada bir şeyleri değiştirmeye başlayacak. Bana göre hayat, Yüce Yaratıcı’nın kurduğu muhteşem kusursuz çalışan ve kendi kuralları olan bir mekanizmadır ve bazen O bile sonuçları görmek için müdahale etmez sadece izler.

Sen belki bugün kaybettiklerin için yas tutuyorsun ve gecenin en sessiz yerinde kendine kızıyorsun. “Gerçekten böyle mi olmalıydı? Neden böyle yaptım?” Belki hayalini kurduğun bir gelecek, sevdiğin bir insan, emek verdiğin bir iş ya da büyük bir umut ellerinden kayıp gitti. Tutamadın. Tutmak istemedin ve şimdi de suçlayacak bir kendin varsın. Bunun acısını inkâr etme. Ben de iyi bilirim. Acı, bazen birlikte yaşanması gereken bir misafirdir. Fakat er ya da geç o misafir gider, ona ömür boyu ev sahipliği yapmak zorunda değilsin. Unutma ki güneş sadece vakti geldiğinde ufukta görünür. Senin de beklediğin o sabahın bir vakti var. Şu an göremiyor olman, onun hiç gelmeyeceği anlamına gelmez.

Belki bugün yaşadığın bu karanlık, en derin yerinde yazdığın ve yarın bir başkasına umut olacağın hikâyenin ilk satırıdır, bir şiirin ilk dörtlüğür.

Bir gece düşer insanın en tenha yerine,
Sessizlik çöker kırılmış hayallerine.
Son sandığın yer, meğer başlangıçmış;
Ümit doğarmış en karanlık gecesine.

Zor biliyorum ama biraz daha dayan. Karanlıktasın biliyorum ama bir adım daha at. Boğuluyorsun ama bir nefes daha al. Bazen vazgeçmediğimiz son birkaç dakikanın ardında bazen bir şeyler değişir.

Ve unutma… “Her gecenin bir sabahı vardır.” demişler. Lakin her insan o sabaha aynı kişi olarak ulaşmaz. Bazıları için sadece takvimdeki gün değişir, bazıları ise kendiyle birlikte kaderini… Sen de bu geceden geçerken yalnızca takvimi değil, kendini de değiştireceksin. İşte o gün, senin gerçek ümit gündönümün olacak.

Ankara – 04:55


Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.