Bilmem, kelime haznem yeterli gelir mi bu sefer de içimi dökmeye, yine doldurulmayı bekleyen aşağıdaki boş satırlara. Hiç şüphesiz doldurulmayı bekleyen sayısız satır var; ancak kelimeler sınırlı. Yine bilmiyorum…Kahretsin! Yazmaya erişemiyorum. İçimi artık eskisi gibi dökemiyorum. Önceden bir şeyler hep eksikti, yine eksik; ama ben sanki o eksiklikler hiç yokmuş gibi, sanki her şey buradaymış gibiyim. Sevdiğine kavuşan şair bir daha şiir yazamamış. Çok uğraşmış… dalga seslerini, martı seslerini, rüzgarın sesini ve hatta uzaklardan gelen sesleri dinlemiş. İlham aldığı şeyler hep oradaymış; ama bir daha yazamamış. Bu öykünün yapı taşı, beni buraya getiren şey… Bir şeyler hala eksik ve ben yine biraz kederliyim. Ama yine, yine yarım kaldı hikaye. Yazamadım. Artık yazamıyorum. Çok üzgünüm. Ne kadar bilsem de beklediğini, elimden bir şey gelmiyor. Bu kadar zor olmamalıydı…değildi.
Yıllar süren bekleyiş en ücra köşede son buldu. Bir çizgi var ki her şeyin üzerinde, işte onu kimse aşamaz. Evet belliydi her şey, biz sadece üzerimize düşeni yaptık. Elimizde hiçbir şey yoktu, olsa sence böyle mi olurdu? Kapalı kaldık en ücra köşede, sence de bence de buradan bir çıkış yok. Üzgünüm, gerçekten…Hiç başlamamış ve bitmemiş hikayeler adına.
En ücra köşemizde kalan son havamızı solumak üzere. Şimdilik hoşça kal. Belki bu son vedadır. Vedalar da artık bitmiştir. Kim bilir?

Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun: