Odaları Çamdan Direk türküsü, halk arasında sıkça derlenen ve söylenen anonim türkülerden biridir. Duygusal bir aşkın ve derin bir içsel ıstırabın söze döküldüğü bu eser, özellikle hasret ve selam gönderememenin hüznünü hissettirir. Anadolu’nun sözlü geleneğinde; bağlamanın, suyun, yolun sembolik imgeleriyle duygular ifade edilir.
🎵 Odaları Çamdan Direk Türkü Sözleri
Odaları çamdan direk
Suyu nereden indirek
Münasipli bir giden yok
Yare bir selam gönderek
El eyliyor el eyliyor
Derdin beni del’eyliyor
Yakıp yakıp kül eyliyor
Her kötüye kul eyliyor
Su yolunda yari gördüm
Yolun kenarında durdum
Yarden bir çift sual sordum
Söylemeye guruluyor
El eyliyor el eyliyor
Derdin beni del’eyliyor
Yakıp yakıp kül eyliyor
Her kötüye kul eyliyor
⚠️ Not Bu Türkü Anonim olup Derleyen: Hüseyin Çal’dır.
🎼Odaları Çamdan Direk (Kara Düzen) Notaları
Makam / Ayak: Hüseynî
Karar Sesi: La
Düzen: Bozuk düzen (La – Re – Sol)
Usûl: Serbest / 4⁄4 (yöreye göre değişebilir)
Giriş – Ana Ezgi
La – Si – Do – Re
Re – Do – Si – La
La – Si – Do – Re
Mi – Re – Do – Si – La
Söz Bölümü (Odaları çamdan direk)
La – La – Si – Do
Do – Re – Do – Si – La
La – Si – Do – Re
Mi – Re – Do – Si – La
Nakarat (El eyliyor el eyliyor)
Do – Do – Re – Mi
Mi – Re – Do – Si
La – Si – Do – Re
Do – Si – La
La – La – Si – Do
Re – Do – Si – La
📖 Odaları Çamdan Direk Türküsünün Hikâyesi
Bu türkü, aynı köyde yaşayan ama kaderleri bir türlü kesişmeyen iki gencin hikâyesini anlatır. Delikanlı yoksuldur; imkânları sınırlı, sözü geçmeyen biridir. Sevdiği kız ise ailesinin gözü önünde, geleneklerin içinde büyümüş, duygularını açıkça dile getiremeyen biridir.
“Odaları çamdan direk” sözü, evin sade ama sağlam oluşunu anlatırken; aslında hayatlarının da böyle basit ama ağır olduğunu simgeler. “Suyu nereden indirek” dizesi, birlikte bir hayat kurmanın önündeki belirsizliği ve çaresizliği anlatır: Yol var ama nasıl gidileceği bilinmez. Delikanlı, sevdiğine bir selam göndermek ister ama köyde “münasipli bir giden yoktur”. Bu, sadece fiziksel bir engel değil; aynı zamanda toplumsal baskının ifadesidir. Herkes görür, herkes bilir ama kimse aracı olmaz. “Su yolunda yâri gördüm” dizesi, iki gencin kısa bir anlığına göz göze geldiği o sessiz karşılaşmayı anlatır. Delikanlı sorular sormak ister, belki bir umut arar; ama kız “söylemeye guruluyor”, yani konuşamaz. Utanç, korku ve çevrenin bakışları kelimeleri boğazında düğümler.
Ayrıca nakaratta geçen;
“El eyliyor, derdin beni del’eyliyor” sözleri ise sevdanın artık içten içe yakıcı bir derde dönüştüğünü anlatır. Bu aşk ne tam yaşanabilir ne de unutulabilir; sadece insanı yakıp kül eden bir bekleyiştir. Bu yüzden türkü, kavuşmaktan çok susmayı, konuşmaktan çok içlenmeyi anlatır. Anadolu’nun pek çok yerinde hâlâ yaşanan; söylenemeyen, yarım kalan sevdaların ortak sesi gibidir.

Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun: