Unutulup gitmiş olan

Buraya eski yazılarıma eklemiş olduğum birçok fotoğrafın geçip giden zamana dayanamayıp silindiğini fark ettim. Tabi ya! Ne sanıyordun? Hep orada mı duracaklardı. Her şey ve herkes devrini dolduruyor ve sonra da bir daha dönüşü olmayacak şekilde yok oluyor. Bense artık en azından biraz daha fazla kalıcı olabilsinler, dayanabilsinler diye bir sunucudan paralı hizmet alıp buraya yüklediklerimin kalıcı olmasını sağlamayı düşündüm. Ancak sonra kendi kendime dedim ki, ”Hiçbir şeyin sonsuzluğu yok. Baki kalan yalnızca O, Allah. Bizse yok olup gitmeye mahkum olan yaratıklar.

Vakti geldiğinde, belki bir iki kuşak ötesi adımızı, anılarımızı bilecek; fakat bizlerin dedelerimizin ve ninelerimizin annelerine, babalarına yaptığı haksızlığı bir gün de torunlarımızın çocukları bize yapacaklar. Ve O Allah’tan bir başkası bizi bilemeyecek. Ne tez unutmuş insan bu gerçeği. Ne çabuk unutmuşuz dolaşıp durmaların bir gün biteceği o vaktin her gün sonrası biraz daha yakınımızda oluşunu. Unutmak için erkendi, hatta belki de çok erken. Tabipsiz, merhemsiz olan unutulma gerçeğini çoktan unutmuşuz, uçsuz bucaksız çöllerde geldiği yolu unutan bedevi gibi.


Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.