Kendime Yazılar

Kendime yazdığım, paylaşılması gerekmeyen ama burada duran düşünceler; anlık duygular, iç konuşmalar, zihnimden geçenler ve zamanla değişebilecek notlardan oluşur. Bu yazılar, bir sonuca varmak için değil, bazen sadece durmak, düşünmek ve kendime seslenmek için kaleme alınır.

  • Hayatlarımızda bir takım bağlantılarımız olur. Bu bağlantıları kendimizi tanımaya başladığımız andan itibaren inşa etmeye başlarız. Seçim hakkı ve kabiliyetimizi kazanmaya başladığımız vakit bizim için başka başka dünyalar kurulur. Biz de o dünyaların seyyahı. Her birinden vakit vakit geçer gideriz. Kimisinde uzun vakitler geçiririz, kimisinde de yıllar an olur biter. Hatta vakitler olur ki ”bitti mi?” Devamını oku

  • Pek çok kez denedin. Bazen kısa süren bir akşam üstü atıverdin kendini denizin en mavimsi kıyısına. Bazen oturduğun sandalye yağmur damlalarıyla ıslanmıştı; ama yine sen pek çok kez buna aldırış etmedin. Biraz uzaklara dalıp gitmek iyi gelecekti belki de mideni üşütmek pahasına. Bazense hava kapalıydı, soğuk rüzgarlar esiyordu boğazın o dar geçidi boyunca. Ve sen Devamını oku

  • ….ve bu hayatta başarmaya çok yakın olduğun şeyler var. Sadece orada bekliyorlar. Sadece neyi nasıl yapabileceğinin artık farkına varmalısın. Ve kendine inanmalısın; çünkü Allah, başarabileceğine inandığı için seni yarattı. Bu cümlenin bir başı yok ve nereden geldiği belli değil; çünkü o başlığı sen yazacaksın. Allah, başlığı senin atmanı istiyor ve seni buraya gönderdi. Her işinde Devamını oku

  • Şimdilik bu kadar

    Ayrılık her zaman yüksek sesle söylenen bir elveda değildir. Bazen fısıltıyla bırakılır ardımızda; “şimdilik” denir ve yola çıkılır. Şimdilik Bu Kadar, bir vedanın hüznünü, bir ihtimalin umudunu ve kalpte biriken yorgunluğu anlatan içsel bir yol hikâyesi.Bu yazı; gitmenin korkusunu, dönmenin belirsizliğini ve yine de içimizde büyüyen umudu taşıyor. Şehirler değişse de, vedalar tekrar etse de Devamını oku

  • Karamsar Olma Sevgili

    Karamsar olma sevgili, gece senden utansın. Öyle bir gül ki, gül dalından utansın. Biliyorum yalnızsın şu sıralar. Suskundur dudakların ve ağlamaklıdır gözlerin. Konuşmaya da çekinirsin çünkü titrer sesin, utanırsın. Kader yine suçludur sende; çünkü kaderin yoktur senin. Kederin büyüktür senin. Yeniden karamsar olma sevgili ve yine utanma! Bırak gece senden utansın. 01.04.1973 Devamını oku

  • Yarın o kadar uzakta durmasaydı, yanında dururdum tüm gece. Yalnızlık korkutmaz böylece. O yanımdan ayrıldığında birden anladım ki o harika şehir ışıklarının altında ben de milyonlarca şehir ışığından biriydim. Küçük bir pikseldim. Hayatın beyaz sesinin içinde kaybolan… sadece bir anlığına yanıp sönüyordum. Kurban olmak istemiyordum. Hiç kimse, hiç bir şey olmak istiyordum. Hiç olmaya gittim. Devamını oku

  • Saat 2:54 ve gecenin soğuk karanlığında uzaklardan cıvıldayan kuş sesleri geliyor. Gece kuşlarının seslerine benzemiyorlar pek; sanki geç gelen yaz günlerini müjdeliyorlar gibi.. bir foto koymak isterdim uzaklardaki gecelerin; ancak bedenim birazcık da olsa ısınmış yatağımdan çıkmayı başaramayacak. Ayaklarım da soğuk betona basamayacak. Peki ya gün içinde onbinlerce kelime işiten kulaklarım? Onlar da bitkinler mi Devamını oku

  • Hayata başladığımız ilk an, ciğerlerimize dolan ilk oksijenin yaktığı gibi ciğerlerimizi yakan çokça anımız olmuştur. Ancak geçip giden ve biten günler yakıp tutuşturan şeyleri de bitiriyor. Ve ben en son sayfa kaçta kaldığımızı bir türlü hatırlayamıyorum. Sahi en son nerede kalmıştık ? Hayata başladığımız ilk an, ciğerlerimize dolan ilk oksijenin yaktığı gibi ciğerlerimizi yakan çokça Devamını oku