Kendime Yazılar

Kendime yazdığım, paylaşılması gerekmeyen ama burada duran düşünceler; anlık duygular, iç konuşmalar, zihnimden geçenler ve zamanla değişebilecek notlardan oluşur. Bu yazılar, bir sonuca varmak için değil, bazen sadece durmak, düşünmek ve kendime seslenmek için kaleme alınır.

  • Hep eskilerde yaşamak istemişimdir. Her zaman söylerim ben bu çağın adamı değilim” diye. Ne vardı sanki 1700’lerde ya da daha eski bir zamanda doğmuş olsaydım. Şimdiye ismim, cismim her şeyim çoktan silinmiş olurdu gerçi; ama olsundu. 🙂 Bir an düşündüm; karşı cinsle görüşmek şöyle dursun selam vermenin bile ayıplandığı bir zaman diliminde umutsuz bir aşık Devamını oku

  • Kısa bir kaçış

    Bunu şu an okuyan kişi: Yalnız değilsin ve hiçbir zaman yalnız olmadın. Seviliyorsun; gücün, eşsiz ışığının bu dünyada hala parlamasına iznin var. Her şey değişir, hiçbir şey kalıcı değildir. Emin ol bu hayatının belki de en güzel zamanıdır; ama sen farkında değilsindir. Biliyorum ki seni hatırladığında üzen şeyler de var. ”Keşke yapmasaydım.” dediğin şeyler de Devamını oku

  • Bu film sadece bir kovboy filmi miydi? Yoksa eline silahı alan ve ardına kendisi gibi üç beş haydudu takan bir adamın sıkıcı hikayesi mi? Filme bu nazarda bakanlar yarısında sıkılıp kapattılar tabi. Ancak film eline silah alıp çevresine korku salan bir hayduttan çok daha ötesini anlatıyordu. ” There comes a moment in every man’s life Devamını oku

  • Sende kimsenin bilmediği bir oda var; kadim gölgelerle mühürlenmiş, zamanın bile dokunmaya çekindiği sırlarla dolu bir yer. Dünya fazla gürültülü, fazla acımasız, fazla sahte olduğunda zaman zaman oraya sığınıyorsun. Bu kendi seçtiğin ve karanlığın içinde kaybolduğun bir yol değil aksine gözlüyorsun. Ruhunun çatlaklarından süzülen fısıltıları dinliyorsun—kim olduğuna dair, maskelerden ve sahte güneşlerden uzak, gerçek sesleri. Devamını oku

  • Hiç kimsenin bilmediği bir gecede, takvim yapraklarının kıvrımlarında gizlenen bir an vardır; ne önceye aittir ne de sonraya. Sanki zaman, kendi gölgesini ilk kez fark eder ve bu fark edişten utanıp bir adım geri çekilir. O adım, evrenin nabzını bir saniyeliğine durdurur. ve ilginçtir: Kimse, hiç kimse olabilmişlerin dışında kimse bunu fark etmez. Fark edenlerinse Devamını oku

  • Artık içimde büyük hasret olmaya başlamıştı. Sözcüklerim boğazıma düğümlendiği sırada gözlerim konuşuyordu oysa. Ah be sevgili nerde olsa bulurdum ben seni ta ki içimde bir nebze umut ışığı olsa. Ne de güzel dizelere dökmüş şair, belki kalbindeki hasretli acıyı biraz dindirebilsin diye şu kısacık cümlelerle, belki de ondan geriye bir şeyler kalsın diye. “Baktım sana Devamını oku

  • – Sana kötü bir şey olmayacağını, her şeyin bizim için… en azından senin için iyi gideceğini bilmek istiyorum. – 2014 Ne demişti gezgin, ”…dünden kalan gülümsemem hâlâ ışıl ışıl parlıyor; ama içimdeki sıcaklık da öylece sessizce soluyor. Bunu hiç kimse fark etmiyor, çünkü yüzümdeki neşe hala aynı. Ama yine de içimde; çok derinlerde bir yerde, Devamını oku

  • İşte yine buradayız

    Bu şey bana berrak bir rüya hissi veriyor, artık pek berrak rüya görmüyorum; ama gördüğümde bu şartlar altında oluyor ve insanlar sahte görünüyor, beni uyandırıyor ama çoğu zaman görmezden geliyorum, hiçbir şey yapmıyorum sadece dolaşıyorum ve beynimin benim için ürettiği şeyleri kendi bakış açıma göre öğreniyorum. Hayatın aynı anda hem bu kadar acı verici hem Devamını oku