Haberler Uçuran Güvercinler

Ama yolumuzda biz gerek, bizim bedende ruh gerek, o yolu yürümek için… Nasip gerek, o yola düşmek için. Kalplerimiz de kaderimiz de Rahman’ın elinde. Unutma ki en çok derdi sevdiğine veren biri var.

Ciltlerimizi aşındıran zaman, keskin bir sirke misali.. kalplerimize de çaresi bulunmaz çarpıntılar veriyor. Zaman öyle bir madalyon ki bir yüzünde bitmesini istemediğimiz mutluluklar diğer yüzünde ise bir türlü bitmeyen o hüzünlü şarkılar. Hiç geçmezler. Hiç bitmezler. Yorgun rüzgarların bizi alıp götürdüğü çok uzak diyarlarda bile hep bizledirler. Bezdirirler çoğu kez…

Gittiğin yerlerde haber getiren güvercinler yok sanırım. Bundan sebep artık gelmez haberin düşlerime bile. Oysa ki ne çok söz vermiştik birbirimize, mektuplar olmasa bile hayallerde buluşacaktık. Yalnızlığımızın bile en kuytu köşesinde birbirimizin kokusunda sarhoş olacaktık. Bu yol çok uzun bir yol ve bu yola düşmek ve o yolda kalabilmek de bir nasip işi. Nasipliydik her ikimiz de, nasipten bir dirhemden bile mahrumların kalabalıklar halinde yaşadığı şu rüyada. Ancak belki ben belki sen birimiz vazgeçtik. Bir göz kırpmasında filizlenen sevdamızın ruhu da söndü. Bilirim bu sebeptendir ki artık haberler uçuran o güvercinler yok.

 

Bu yazı 28 Temmuz 2019 tarihinde yazılmak istenmiş; ancak tamamlamak 19 Eylül 2024 tarihine, yani bugüne esir olmuş. O halde ”Elbet vardır bir hikmeti.” diyelim.


Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.