Kendime Yazılar
Kendime yazdığım, paylaşılması gerekmeyen ama burada duran düşünceler; anlık duygular, iç konuşmalar, zihnimden geçenler ve zamanla değişebilecek notlardan oluşur. Bu yazılar, bir sonuca varmak için değil, bazen sadece durmak, düşünmek ve kendime seslenmek için kaleme alınır.
-
Soğuk ve yağmurlu bir İstanbul gecesinde ayrılmak için hazırlığımı yaptığım otel odasından yazıyorum… Pencereden sızan sarı sokak lambalarının ışığı, ıslak kaldırımlara düştükçe bir hüzün bulutu gibi yayılıyor odama. Dışarıda rüzgâr, yağmurla birlikte şehirden kopan bir melodi çalıyor; tam da gitmeye hazırlandığım bu anda, İstanbul bana hem veda ediyor hem de hesap sorar gibi. Zaman… ne Devamını oku
-
Sevgili Gezgin, Bu mektubu sana, henüz güneş ufuktan kendini göstermeden yazıyorum. Şehrin sesi kısılmış, zaman sanki ağır çekime alınmış gibi… Tam da bu saatlerde, “gün doğmadan doğan şeyleri düşünüyorum. Belki sen de onlardan birisin. Belki de bu yüzden hep yoldasın. Gün doğmadan doğanlar… Onlar acele edenler değildir. Aksine, zamanın henüz kalabalıklaşmadığı anlarda var olmayı seçenlerdir. Devamını oku
-
Kendime yazdığım bu yazı sevdiceğin gittiği yerden dönüşünü bekleyen tüm okurlar adına yazılmış olsun. Ben okuduğumda seni bulayım; sen de bu satırlarda beni bul… Öyle değil mi? İnsan bazen bir gidişin ardından takılıp kalıyor. Kapı kapanıyor, ayak sesleri uzaklaşıyor; ama içindeki o amansız bekleyiş yerinden kıpırdamıyor. Günler geçiyor, takvim yaprakları düşüyor, mevsim değişiyor…belki de değişmiyor Devamını oku
-
Hayatta hepimizi üzen, sarsan hatta derinden sarsan bir çok olay olmuştur değil mi? Peki hayat bizi neden sarsıyor hiç düşündün mü? Hayatımızda onlarca hatta belki yüzlerce kez bizi sarsan şeyler gelir durur başımıza. Bizi derinden yaralayan ve yerlerimizi değiştirmemize sebep olan şeyler. Terk edip gitmeler, şehir değiştirmeler, gittiği deniz kenarını veya bir kafeyi ya da Devamını oku
-
Sana muhteşem geçmiş bir çocukluğumda belki de çölde bir zerre tanesi kadar bile yer kaplamayacak günlerimden bahsetmek istiyorum. Yaşadığımız bu son Çağda neden herkes eskiye dönme hayalinde diye düşünmeyen ne sen kaldın ne de ben kaldık. Herkes kaldı. Zaman ve an ne olursa olsun geçmişe duyduğumuz özlem her geçen gün artıyor. Dün de bile. Bir Devamını oku
-
Eskiyi hatırlıyorum…çok eskileri. İlkokula gittiğim zamanlarda benim için çok çok büyük ama hayat için küçücük isteklerimi bazen not defterime yazışımı, bazen uyurken 100 kere söylediğimde sanki gerçekleşecekmiş edasıyla parmaklarımla yorganın altından sayışımı…ancak hiçbir zaman 20’ye kadar bile ulaşamadan uyuyakaldığımı anımsıyorum. Çocukların istekleri hiç bitmez, benimki de bitmezdi hiç. Bazen yazılıdan 70 almak, bazen 23 Nisan Devamını oku
-
Dolaşıp duran Gezgin sana sormak istediğim bir şey var. ”Kötü bir düş olur mu?” kötüyse eğer düşü rüyaya çeviren bu durum mu? Düş kelimesi hep bende olumlu ve güzel şeyler çağrıştırmıştır. ”Düşümde gördüm.” cümlesini her duyduğumda arkasından çok güzel şeyler anlatıldığına şahit oldum. Bir düş görmek istedim. Yüce Yaratan’a uyumadan dua ettim. Belki de seni Devamını oku
-
Zamana bıraktım ama geri getirmedi seni. Çok uğraştığını biliyorum, çok çabaladığını da; ancak bazen insan ne yaparsa yapsın olmuyor. Herkes olmasını istese dahi olmuyor. Sen iyi birisin. Kalbin de güzelliklerle dolup taşıyor. Buradan gelip geçen, giden herkesin tutulduğu bir çok imtihan vardır. Benim de çok oldu. Bunlardan en zoru da sanırım gönül imtihanı…maddi şeylerin telafisi Devamını oku
