Kafasında uzun yıllar boyunca kurguladığı bir romancı misali, hayal ettiği romanını yazmaya bir türlü başlayamıyordu. Başlangıçlar ve bitişler en zorudur. Giriş ve bitiş cümleleri en güzel halinde seçilmelidir elbette. İşte bu sebeple çokça uzun zamanlar geçirmişti hak eden bir başlangıç yapabilmek için. Elbet çok güzel sonlar ve başlangıçlar oluyor hayatta. Ama yağmur damlalarına karışan hüznü içerisinde ayakkabısından çıkan tik tok sesleri boş sokaklarda yankılanırken, belki de stabil bir ritimde olan metronoma eşlik etmeye çalışan amatör çalgıcı misali, nasıl? ve nereden? Bu hüzün şarkısının ya da hikayesinin başlığı ne olacak? Pek çok vakit geçmiş olmasına rağmen yine de çok yakın bazı anıların. Acaba hikayeye bir hüzün giriş cümlesi ile mi dem verilmeli? Sokaklar çok soğuk ve yağmur damlaları da üşütüyor içimdeki o karanlık gecelerimde buradayım diyen o küçük ümidi. Ne şemsiyem var ne de yağmurun geçmesini bekleyebileceğim bir durak. Bu sebeple ıslanmaktan da üşümekten de kendimi alıkoyma niyetinde de değilim.
”Sahi acaba nerede yanlış yaptım?” haykırışları ile adımlarını atıyorsun buz gibi kaldırım taşları üzerine. Kendine sormaya korktuğun sorular ve cevaplar var. Başka şeyler getirmeye çalışıyorsun aklına. Ama o da olmuyor değil mi? Yürürken çarpıp gittiğin kalabalıklar içerisinde yapayalnızsın değil mi?
Umutsuzca boş sokaklarda adımlarını nereye gittiğini bilmeden atan belki ben değilim ya da sen… Bu hikayenin doğru dürüst bir başlığı bile yazılmamış. Ne yaptığımızı ve nereye doğru yol aldığımızı nereden bilebileceğiz ki? Muştumuzu da kaybetmişiz üstelik. En kötü haberleri çoktan aldık. En korktuklarımız da hep başımıza geldi. Artık en güzel yolu çaresizliğimizin kurgusunda yalnızlıkta arıyoruz. Evet belki cebimizde bir yerde oturup bir kahve söyleyecek kadar paramız var hala.. Ama yağmurun içimizdeki o koruyup, sarıp sarmaladığımız ümidimizi ıslatmasına ve üşütmesine izin veriyoruz. O boş sokaklarda yankılanan tik tok sesleri zannederim sana ve bana ait. Bunu sen de ben de çok iyi biliyoruz. Kaybolup giden ümitlerimiz gibi biz de o sokaklarda kaybolup gidiyoruz. Bildiğin gibi henüz nereden başlasak bilemediğimiz için bu hikayenin ne başlangıcı ne de sonu ortalarda yok. Ancak inkar edilemez bir gerçek var ki; sen ve ben.. hüzün bizim adımız.
Bir başka yıkılışın üzerine…

Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun: