Ufuklarda Uçan Martıları Görebiliyor musun?

Pek çok kez denedin. Bazen kısa süren bir akşam üstü atıverdin kendini denizin en mavimsi kıyısına. Bazen oturduğun sandalye yağmur damlalarıyla ıslanmıştı; ama yine sen pek çok kez buna aldırış etmedin. Biraz uzaklara dalıp gitmek iyi gelecekti belki de mideni üşütmek pahasına. Bazense hava kapalıydı, soğuk rüzgarlar esiyordu boğazın o dar geçidi boyunca. Ve sen pür dikkatinle uzaklarda uçan martıları seçmeye çalışıyordun. Kendine anlatacağın o kadar çok şeyin vardı ki, nereden başlasan bilemiyordun. Her başlangıçta bir tereddüt yaşıyordun, hayatındaki o sarsıcı ve sersemletici tereddütlerin gibi…

Ufuklardaki martıları görebiliyor musun? Birlikte söyledikleri şarkıları duyabiliyor musun? arada tutuştukları kavgaya rağmen. Bazen bir simit parçasının kavgası bazen de bir mutluluk şarkısı sesi geliyor taa buralara. Ve yine de onlar başarabiliyorlar hep birlikte olabilmeyi tüm atışmalarına rağmen. Çünkü biliyorlar ki havaya atılan bir yiyeceğin en azılı rakibi olan diğerleri bir zaman gelir ki yalnızlıklarının da en azılı mücadelecisi. Çoğu vakit birlikte kapattılar gün ışıklarını. Birlikte elle salladılar kaybolup giden güneşe ve hep beraber selamladılar yükselip gelen ayı. Kim bilir belki gece ışıklarının suda yansıyan latif görüntüsünü seyredip birlikte efkarlandılar.

Kendine anlatmak istediğin şeyler de, martıların mücadelesi hiç bitmeyecek.


Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.