Bu kadar umutsuz olamazsın

….ve bu hayatta başarmaya çok yakın olduğun şeyler var. Sadece orada bekliyorlar. Sadece neyi nasıl yapabileceğinin artık farkına varmalısın. Ve kendine inanmalısın; çünkü Allah, başarabileceğine inandığı için seni yarattı. Bu cümlenin bir başı yok ve nereden geldiği belli değil; çünkü o başlığı sen yazacaksın. Allah, başlığı senin atmanı istiyor ve seni buraya gönderdi. Her işinde hikmet olan Yüce Yaratıcı bu hikmeti ve gizi bilmeni istiyor.

Hayat bazen üst üste gelen zorluklarla insanı köşeye sıkıştırır. Seni de şu dönemler sıkıştırıyor, biliyorum. Beklentiler boşa çıkar, planlar ertelenir, emekler karşılığını hemen vermez. İşte tam bu sırada insanın içinden şu cümle geçer: “Artık olmuyor.” Ama durup düşünmek gerekir: Gerçekten bu kadar umutsuz olabilir miyiz? Umutsuzluk çoğu zaman gerçeklerin değil, yorgunluğun sesidir. Sürekli mücadele etmek, ayakta kalmaya çalışmak insanı tüketir. Ancak unutulan bir şey vardır: Bugüne kadar yaşanan her zor gün, aslında aşılmış bir gündür. İnsan, farkında olmadan sandığından çok daha güçlüdür. Aslında bazen bu denli umutsuz olmanın sebebi yorgunluğundur. Susuzluk yangınlarında bile kalkıp bir bardak suyu içecek mecali bulamayan birinin yorgunluğu gibi.

Umutsuzluk geleceği değil, yalnızca şu anki ruh hâlini anlatır. Oysa gelecek, bugünden ibaret değildir. İnan bana… Bir kapı kapanır belki, ama başka bir kapının ne zaman ve nerede açılacağını kimse bilemez. Bir kapı kapanıyor belki ama ardına kadar açılan nice kapılar var. Hayat, çoğu zaman en karanlık anlardan sonra yön değiştirir. Biliyor musun? Karanlığın en dip noktası artık vaktin aydınlanmaya başladığı andır. “Elimden geleni yaptım.” demek kıymetlidir. Çünkü her şey bizim kontrolümüzde değil biliyorsun…. Kontrol edemediğimiz şeyler için kendimizi suçlamak, yükü daha da ağırlaştırır. Bazen yapılması gereken tek şey, durmak, nefes almak ve bir adım geri çekilmektir. Sessiz kalmak. Yapılması gereken en iyi şey bu ve bu bir vazgeçiş değil, yeniden güç toplama sürecidir. Yeşeren bir umutla yeniden. Sakın korkma o umut bir dal kırmızı güle benzer, üzerinde yüzlerce tomurcuk barındıran.

Unutma: Umut, büyük mucizelerden değil, küçük adımlardan doğar. Bugün sadece bir şey yapabilmek bile yeterlidir. Küçük bir adım, büyük bir karanlıktan çıkışın başlangıcı olabilir. Bu yüzden kendine şunu söyle: “Zorlanıyorum ama bitmedim.” Çünkü gerçekten, bu kadar umutsuz olamazsın!

Bitirmeden önce söylemeliyim. Ne demişti Mevlana?

Ümitsizliğin ardında nice ümitler var. Karanlığın ardında nice güneşler var…


“Bu kadar umutsuz olamazsın” için bir yanıt

  1. Papatya avatarı

    Bu bloğun derinliğinde kaybolum

Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.