İsmet Özel Kimdir, Neyi Savunur? Onu Okudukça Değişen Zihinler

Bugün yine bir İsmet Özel şiiri dinlerken kendime şu soruyu sordum, ”İsmet Özel kimdir ve benim için neden bu kadar değerli biri oldu?” Uzun ve belki de kısa bir düşünüşten sonra aklıma gelenleri yazmak ve İsmet Özel’e hakkını teslim etmek istedim. Ah! Üzerimdeki hakkını asla ödeyemem üstadım; kendime sana beni anlatan nice yazılar yazsam da…

İsmet Özel benim fikirlerimin ve hayat felsefemin kurucu isimlerindendir. İstanbul’da üniversitede iken yemekhaneden çıkmıştım. Kağıt bardağa doldurduğum demli çay ile yemekhanenin karşısındaki amfide, güzel havada oturup nefis çayımı içmek üzere oturduğumda ilk defa duyduğum ”İçimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır” şiiri belki de o çayın olmayan lezzetini arttırmıştı. Sonra sese doğru yaklaşıp ”Kimdir bu şiiri okuyan?” dememle bu hikaye başladı. Onun metinleriyle tanıştığım günden beri dünyaya bakışımın değiştiğini, düşüncenin yalnızca zihinsel bir faaliyet olmadığını; aynı zamanda bir duruş, bir taraf oluş ve bir sorumluluk meselesi olduğunu daha net kavradım. İsmet Özel entelektüel düşünce yapısı ile sadece tek bir alanda değil, şiirden siyasete, medeniyet tasavvurundan kimlik meselesine kadar pek çok alanda kitleleri etkileyen bir isimdir. Bu yüzden, bilinenin aksine onu yalnızca bir şair olarak tanımak ve anmak bana eksik gelir. O, bu dünyaya ait olmayan ve vakti aşan kelimeleriyle insanı yerinden eden, okurunu asla rahat bırakmayan, zihinsel konforu bozan ve ona bir müddet zihinsel karmaşa yaşatan bir fikir adamıdır.

İsmet Özel Kimdir? Kısa Hayatı ve Bugünkü Haline Dönüşümü

İsmet Özel 1944 yılında Kayseri’de dünyaya geldi. Eğitim hayatını Ankara’da sürdürdü ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenim gördü. Gençlik yıllarında Türkiye’nin çalkantılı siyasal atmosferi içinde yer aldı. İlk dönemlerinde sosyalist düşünceye yakın bir çizgide durdu. Ancak zamanla ciddi bir fikri kırılma yaşadı ve İslami bir dünya görüşünü benimsedi. (İşte bu kısım benim için bir kırılma noktasıdır. Belki de hep onun gibi olmak isteyişimin en büyük gerekçesidir. Asla onun gibi olamayacağımı tüm acımasız gerçekliği ile bilmeme rağmen.)

Bu değişim, öyle bir değişim ki yüzeysel ya da belirli bir süresi olan bir yön değişikliği değildi. Onun hayatındaki bu dönüşüm, varoluşsal bir hesaplaşmanın sonucuydu. Kendi ifadelerinde de görüldüğü gibi, mesele ideolojik bir tercihten çok hakikatin peşine düşme çabasıydı. Bu yüzden İsmet Özel’in hayat hikâyesi, klasik bir biyografi metninden çok bir arayışın hikâyesi olarak okunmalıdır. İsmet Özel’in hikayesi, hepimizin hikayesidir. Şiirlerinde, sözlerinde hayatımızın muhakkak bir dönemi kesişmiştir. Onu okudukça, dinledikçe bir kesitimizin karşılaşmamış olmama ihtimali yoktur.

İsmet Özel'in çocukluk, gençlik ve şimdiki halinin fotoğrafı
Efsane Şair, İsmet Özel

İsmet Özel’in Eserleri: Şiirin Ötesine Ulaşmış Nadir Bir Filozof

İsmet Özel’in edebî yolculuğu şiirle başladı. İlk dönem şiirlerini topladığı Geceleyin Bir Koşu ve arkasından gelen Evet İsyan, genç bir şairin hem dünyaya hem kendine yönelttiği sert soruların gerçekliğini taşıyor. Bu şiirlerde öfke, arayış ve itiraz güçlü bir şekilde ve en derinden hissedersiniz. Daha sonra yayımlanan Erbain, birçok edebiyat çevresince onun şiirde ulaştığı zirvesi olarak bilinir. Haklılar. Bu eser, yalnızca bir şiir kitabı değildir. Aksine bir bilinç manifestosu (bildirge, beyanname) gibidir. Dizelerinde bireyin yalnızlığı, toplumla hesaplaşması ve hakikate yönelişi açıkça görülür.

Deneme ve düşünce kitaplarında ise çok daha net bir tavır ortaya koyar. Okumaktan asla usanmadığım Üç Mesele adlı eserinde medeniyet, teknik ve yabancılaşma meselelerini tartışır. Günümüz problematiklerine karşılık yazdığını düşündüğüm Zor Zamanda Konuşmak ise adeta çağın gürültüsü içinde hakikati savunma cesaretinin metine dökülmüş halidir. Onun eserlerini okurken şunu açıkça hissedersiniz, bu metinler okuru onaylamak için yazılmamış; ama okuru sarsmak, rahatsız etmek ve düşünmeye zorlamak (Bir müddet düşünce karmaşıklığına sebep olur; ama sonrasında idrak etmeye başlarsınız.) için kaleme alınmıştır.

İsmet Özel Neyi Savunuyor? Onun Derdi Nedir?

Bu soruya verilecek cevap tek cümleyle sınırlı değildir, hatta sayfalar dolusu kitap yazsanız belki ancak bir cevap verebilirsiniz. Günümüz filozofları (felsefe düşünürü) arasında yer alan İsmet Özel’in savunduğu şey, her şeyden önce bir kimlik bilinci yani bireyin kendini tanıması ve kişiliği ile tutarlılığıdır. Türkiye’nin Batı karşısındaki konumunu, modernleşme serüvenini ve müslüman bireyin dünyadaki yerini sorgular. Ona göre mesele yalnızca ekonomik ya da siyasi değildir. Söz konusu olan medeniyet meselesidir. Kanaatimce İsmet Özel’i önemli kılan nokta, düşüncesindeki keskinliktir. Bulanık suları ve alanları sevmez. Net konuşur. Tam bir gerçeklik içerisinde tarafını belli eder. Bu tavır, bazı kesimler tarafından sert bulunabilir; ancak samimiyetini kimse tartışamaz. Bir televizyon programında ”Önce vatan değil, önce insan.” sözüne karşılık yaptığı değerlendirmelerde tarafını net bir şekilde belirtmesini unutamam. Bu doğrultuda da onun yazılarında popüler olma kaygısı değil, doğru bildiğini savunma cesareti vardır. Bedeli ne olursa olsun.

Öyle düşünüyorum ki İsmet Özel için şiir bile başlı başına bir mücadele alanıdır. Onun şiiri estetik bir oyun değil, hepimizin varoluşunun sorgusu ve ilanıdır. Bu yüzden mısralarında romantik bir melankoli varmış gibi görünür; ama çok daha bir arayışın ifadeleridir. Her kim, onun şiirlerini okurken yalnızca bir duyguya değil, o insana yaptığı bir çağrıya ve düşünceye maruz kalır.

İsmet Özel Neden Bu Kadar Kıymetli ve Önemli?

Günümüzde pek çok şair, düşünür, yazar ve filozof bulunmaktadır. Bu insanlar hakkında değerlendirme yazıları yazılıyor, eleştiriliyor, anlaşılmaya çalışılıyor ve toplumun büyük bir kesimini etkiliyor ama kısa sürede unutuluyor. Ancak, bu çağın bize hediyesi İsmet Özel her zaman hayatımızda ve düşünceleri, düşüncelerimizi şekillendiriyor. Türkiye ve dünyanın bir çok ülkesinde hâlâ alıntılanıyor ve hâlen yönlerini arayan gençler tarafından keşfediliyor. Bunun sebebi yalnızca güçlü bir şair olması değil; düşüncelerinin, fikirlerinin derin ve hâlâ güncel olması ve kalmasıdır.

Türkiye’de kimlik, medeniyet ve aidiyet meseleleri tartışılan ve üzerinde düşünülen konulardandır. İsmet Özel’in eserleri de tam olarak bu noktalara temas ediyor. Bazen sert, bazen nötr, bazen de romantik bir tavırla bu konuları bizlere o muhteşem kıvrak zekası ile eserlerinde sunuyor. Bu yüzden yazdıkları belli bir döneme ait olmaktan çıkıyor ve zamana direnç gösteriyor. Bence zamana direnç göstermesinin yanı sıra zaman geçtikçe değerleri artıyor. Bal gibi bozulmuyor, şarap misali eskidikçe değeri artıyor. İsmet Özel’i zamanımızın kıymetli bir insanı yapan diğer yanı da entelektüel (Bilgi birikimi ile düşünce ve toplumsal fayda üreten kişi) cesaretidir. Necip Fazıl Kısakürek misali, ondaki bir çok fikir değişmiştir; ama savrulmamıştır. Eleştirilmiştir; ama susmamıştır. Alkış beklememiştir; ama doğru olduğunu düşündüğü konularda da sözünü karşısında kim olursa olsun esirgememiştir. Bu duruş onu yalnızca bir söz sanatı yapan edebiyat karakteri değil, derin bir düşünce karakteri hâline getirmektedir.

Benim için İsmet Özel, yazdığı metinleriyle insanı etkileyen ve uzun süre orada kalmaya devam eden bir filozoftur. Düşüncelerinin kesin doğruluğu hakkında belki herkes aynı fikirde olmayabilir. Hatta zaman zaman sert çıkışlarını aşırı bulanlar da olabilir; fakat bir gerçek vardır ki o değişmez. İsmet Özel, bugün Türkiye’nin ve Dünyanın düşünce, edebiyat ve felsefe tarihinde silinmeyecek yere sahiptir. Okuyucusunu asla rahat bırakmayan, onu düşünmeye mecbur eden ve bazen anlaşılmayan bir yazar olması onu herkesten farklı bir yere koyar.

O halde, bu satırlara son verirken sizleri, güzel bir yaz günü üniversite açık hava amfisinde ilk defa duyduğum ve İsmet Özel’in kendi sesinden okuduğu İçimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır şiiri bile baş başa bırakayım.


Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.