Bu gece başımı yastığa koymadan önce bir şiir denemesi yapmak istedim. Pek içmem; ama bir sigara dumanı da eşlik etsin istedim. Şiir yazmanın denemesinin bile çok zor olduğunu da bilerek ve kendimde bu cesareti görerek bir kalkışma yapmak istedim. Çevreye verilecek bir zarar olursa şimdiden aflarınıza sığınıyorum. ^^

Bana Benzemeyen Zaman
Bana bir hayat verdiler.
Kullanma kılavuzu yalandı,
zamanı da yalandı.
Üstelik inanmayı da öğrettiler,
inanacak şey bırakmadan.
Herkes bir yerlere varırken
ben olduğum yerde
kendime daraldım.
Bir insan kendi içine sığmaz mı?
Sığmadım.
Tanrı’ya inanmakla
bu dünyaya katlanmak
aynı şey değilmiş meğer.
Çünkü dünya,
inanana pek yer açmıyor;
yalnızca alışana.
Kalabalıklar içinde öğrendim:
Yüksek sesle konuşanların
çoğu içinden çürük,
çoğu içinden kırık.
Gürültüleri, içlerindeki boşluğu örtüyor.
Bana “uyum sağla” dediler,
Ben “secde etmeyi” öğrendim.
Uyum başka, secde başka;
Biri eğilmekti, diğeri boyun eğmemek.
Ben yalnızca kimin önünde eğileceğimi seçtim.
Bir çağın ortasında yanlış bir insan gibi yaşadım
ve yanlış sayıldım; ama eğrilmedim.
Çünkü eğrilmek, kırılmaktan daha ağır geldi bana.
Kaybettiğim şeyler bana ait değildi,
Bana ait olan beni terk etmedi hiç.
İnsan, bazen en çok kaybettikleriyle korunur.
Şimdi biliyorum:
herkes bir yere gider; ama herkes kendine varamaz,
Çünkü kendine varmak bir deli cesaret ister.
Ve insan bazen bu çağdan kaçmaz,
bu çağa benzemez.
Bana benzemeyen zamanın içinde,
ben de ona benzemem.
Zaman akıp gider;
ama herkes zamana karışmaz.
Bana benzemeyen zaman
beni sürükler belki,
ama bana benzemez.
Ben de ona benzemem.

Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun: