Delailul Hayrat (Delâilü’l Hayrât) Nedir, Nasıl Okunur?

Bazı metinler vardır; okunmak için değil, yaklaşmak için yazılmıştır. Delâilü’l Hayrât da onlardan biridir. Delailul Hayrat, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V) salât ve selâm getirmeyi merkeze alan, asırlardır Müslümanların elinden düşmeyen ve sırlarla dolu bir dua kitabıdır. Fakat onu sadece “salavatlardan oluşan bir eser” diye tanımlamak eksik kalır. Çünkü bu kitap, kelimelerden önce bir yönelişi, cümlelerden önce bir hâli anlatır.

Delâilü’l Hayrât ismi “Hayırların İzleri” ya da “Hayra Götüren İşaretler” anlamına gelir. Bu da aslında okuyana sessizce şunu söyler, “Burada okudukların, seni bir yere götürmek için var.” Delailul Hayrat’ı okuyan kişi, yalnızca salavat getirmiş olmaz. Aynı zamanda kalbini Resûlullah’a (S.A.V) çevirir, zihnini toparlar, niyetini sadeleştirir. Her tekrar, biraz daha yaklaşmak gibidir. Bir hatırlama, bir bağ kurma, bir durup yönünü bulma hâli… Bu yüzden Delailul Hayrat, sadece dilde değil; hayatta karşılık bulan bir metindir. Burada bu satırları okuduğun için çok şanslısın; çünkü eğer nasibinde varsa seni ve hayatını değiştirecek olan bu salavatlar silsilesini gerçekleştireceksin.

Delâilü’l Hayrât Eseri Kime Ait? Neden Yazıldı?

İşte burada yine büyük bir sır var. Delâilü’l Hayrât’ın yazarı, 15. yüzyılda Fas’ta yaşamış olan büyük âlim İmam Muhammed bin Süleyman el-Cezûlî’dir. Ancak bu eser, bir masanın başında ya da uzun süredir zihinde tasarlanmış, planlanmış bir kitap değildir. Onu var eden şey, bir gün yaşanan küçük ama sarsıcı bir karşılaşmadır. Rivayet edilir ki;

İmam Cezûlî bir yolculuk sırasında abdest almak ister; ama etrafında su yoktur. Bir kuyuya rastlar ama kuyudan su çıkarmak için bir kova ya da maşrapa bulamaz. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşünürken, oradan geçen küçük bir kız çocuğu durumu fark eder. Sessizce kuyuya yaklaşır ve kimsenin aklına gelmeyecek bir şey yapar: Eğilir, ağzıyla kuyudaki sudan alır. Olayı şaşkınlıkla izleyen İmam Cezûlî küçük kıza sorar:

— Bunu nasıl yapabildin? Yaradan’ın aşkına söyle, sen böyle küçük bir kız çocuğu iken, bu mertebeye nasıl kavuştun?

Kız çocuğunun cevabı ise çok sade ve sarsıcıdır.

— Ben ki, çöllük ülkelerde gezerken, vahşi hayvanların bile eline eteğine sarıldığı, Muhammed (S.A.V.) Efendimiz’e çokça salat-u selam ede ede bu mertebeye eriştim. Ben Peygamber’e çok salavat getiririm. Allah da bana yardım eder.

Sonra kız İmam’a ismini sorar ve ondan ismini öğrendiğinde şöyle söyler:

— Yazık! Sen ki, insanlar arasında muteber bir kimse olarak bilinirsin, fakat bir kuyudan su çekemedin!

Bu söz, İmam Cezûlî’nin kulaklarından çok kalbine dokunur. O an şunu fark eder ki
salavat, sadece sevap kazandıran bir ibadet değil; kul ile ilâhî yardım arasında kurulan görünmez bir köprüdür. İşte Delâilü’l Hayrât, bu fark edişin ardından şekillenmeye başlar.

İmam Cezûli kızdan hemen rica etti.

— Bana da öğretir misin?

Küçük kızdan aldığı cevap netti:

— Bunu söyleyemem; buna izin yok. Ama sen bütün salavat-ı şerifleri bir araya getir, bir kitap haline getir. Ben de bakayım; eğer o salavat içlerinde varsa, sana ”evet burada vardır derim.” dedi.

İşte bu iki rivayette yaşanan olay neticesinde İmam Delâilü’l-Hayrât adlı eserini yazmaya başladı. Kitap tamamlandıktan sonra küçük bir kız sayfaları karıştırdı ve masum bir ifadeyle şöyle dedi:


 Evet, birkaç yerinde gerçekten var.

Daha sonra İmam Cezûlî, Peygamber Efendimiz’e (S.A.V) getirilen salavatları bir araya toplar, düzenler ve günlere ayırır. Ama bunu yaparken asıl maksadı şudur:
İnsanların Resûlullah’ı (S.A.V) sadece isim olarak değil, yakınlık olarak hatırlaması. Yine bazı anlatımlara göre bu eser, manevî olarak da teyit edilmiştir. Hatta rüyalarla düzeltilmiş ve tamamlanmıştır. Bu yüzden Delâilü’l Hayrât, okuyanlar arasında hep aynı şekilde anılır: Samimiyetle yazılmış, samimiyetle okunan ve okudukça insanı rahatlatan, farklı güzel bir halete getiren bir kitaptır.

Delâilü’l Hayrât Okumaya Neden Başlamak Gerekir?

İnsan bazen ne aradığını tam olarak bilmez. Sadece kalbinde kocaman bir eksiklik hisseder. Dilinde dolaşan kelimeler yetmez, dualar tanıdıktır; ama etkisi uzak gelir. İşte Delâilü’l Hayrât, çoğu zaman tam o sırada çıkar insanın karşısına. Sen de benim gibi şanlıydın. Çağırılan insanlardan biri oldun. Günlük olarak bu salavatlar zincirini okumaya başlamak, büyük bir iddia değildir. Hayatını bir anda değiştirme sözü de vermez. Ama kalbi bir yöne çevirir. Dağınık düşüncelerini toplar, niyetini sadeleştirir ve güzelleştirir. Çünkü Delâilü’l Hayrât’ın merkezinde çok güzel bir şey vardır: Peygamber Efendimiz’i (S.A.V) anmak. Okumaya başladığında bu salavatların sadece bir tekrardan ibaret olmadığını çok başka bir şey olduğunu hissedeceksin. Mutlu eden, huzur bulduran bir yakınlık olacak.

Delâilü’l Hayrât’ı hafta boyunca okuman sadece 45 dakikanı alacak ve sürekli olan bu okumayı yapan kişi, zamanla şunu fark edecek. Bu anmalar, bir şey istemekten çok bir derin bağ kurmayı öğretiyor. O yüzden Delâilü’l Hayrât’a başlayanların çoğu, “Okumalıyım ve bir an evvel bitirmeliyim.” düşüncesiyle değil; “Burada kalmak ve Sevgili’yi anmak istiyorum” hissiyle devam eder. Ben öyle hissediyorum.

Bu Salavatları İlk Kez Okuyacak Biri Ne Yapmalı? Nasıl Başlamalı?

Delâilü’l Hayrât’a ilk kez yaklaşan biri için en önemli şey şudur: acele etmemek. Bu eser bir yarış metni değildir. Hızla bitirilmesi gereken bir kitap hiç değildir. İlk kez okuyacak olan kişi, mümkünse eserin tamamını hemen okumaya çalışmamalı. Bunun yerine hazırlık niyetine olan başlangıç duaları ile başlamalıdır. Zaten haftanın günlerine paylaştırılmış salavatlardan oluşmaktadır.

Bence en güzel başlangıç şekli şudur:

  • Niyetini içinden geçirmek
  • Salavatlara başlamadan önce ”Ya Resûlallah, seni anmak için okuyorum” diyebilmek
  • Sessiz bir zaman ve alan seçmek.
  • Kesinlikle ve kesinlikle abdestli olmak.

Hepsi bu.

Günlere ayrılmış bölümler, okuyana bir düzen sunar ama bu bir zorunluluk değildir. Kimi her gün aynı bölümle devam eder, kimi sadece kalbi elverdiğinde okur. Okuduğunda sen de farkına varacaksın ki Delâilü’l Hayrât, okuyanı zorlamaz aksine okuyana ferahlık kolaylık verir. İlk zamanlarda anlamaya çalışmaktan çok duaların ritmine alışmak yeterlidir. Zamanla dua ve salavatlardaki kelimeler tanıdık hale gelecek, dili yumuşayacak ve okumak artık çok daha rahat hale gelecek.

Delâilü’l Hayrât Okuyanlarda Zamanla Ne Değişir?

Delâilü’l Hayrât okuyan birinin hayatında hemen büyük ve gösterişli dönüşümler, mucizeler olmak zorunda değil. Değişim genellikle sessiz olur. Ama emin olun derindir.

Allah dilerse zamanla şunlar fark edebilirsin:

  • Dil daha az kırıcı olur
  • Kalp daha çabuk sakinleşir
  • İnsan, Resûlullah’ı (S.A.V) bir isimden öte hissetmeye başlar
  • Dua etmek daha doğal bir hâl alır; çünkü bu salavat silsilesinde öyle güzel ifadeler var ki zamanla beyninize kazınacaktır.
  • En belirgin değişim ise şudur: İnsan, asla yalnız olmadığını daha sık hatırlar.

Delâilü’l Hayrât, okuyanı dünyadan koparmaz. Aksine, dünyayla arasındaki mesafeyi daha doğru ayarlamayı öğretir. Sıkıntılar kaybolmaz belki ama insan, o sıkıntıların içinde kaybolmamayı, dayanmayı ve güçlü olmayı öğrenir. Bu yüzden bu dua ve salavatları okumaya başlayanlar genelde aynı cümleyi kurar: “Bir şey değişti, bir şeyler değişiyor; ama tam olarak ne olduğunu anlamıyorum, anlatamıyorum.

Yüce Rahman’a, Peygamber Efendimiz’e (S.A.V) ve Allah’ın Peygamberlerine yaklaşmanın anahtarı olan bu salavatlar silsilesini okumanın bir görev değil, bir buluşma olduğu unutulmamalıdır. Delâilü’l Hayrât, bırakıldığı yerden tekrar açılabilen nadir metinlerdendir. Kırılmaz, küsmez, darılmaz. Yeter ki okuyan kişi şunu unutmasın, burada önemli olan ne kadar fazla okunduğu değil, okurken neler hissedildiğidir.

Delâilü’l Hayrât Okuma Usulü Nasıldır?

Sırasıyla şöyle okuyacağız:

  1. Başlangıç Duası (okumak için üzerine tıklayınız)
  2. Niyet Duası (okumak için üzerine tıklayınız)
  3. İftitah Duası
  4. Esma-i Hüsna (Allah’ın isimleri)
  5. Tevfik Duası
  6. Esma-i Nebî

sırasıyla okunur. Bunlar tamamlandıktan sonra ilk olarak:

  1. Delailü’l Hayrat Pazartesi okuması
  2. Delailü’l Hayrat Salı okuması
  3. Delailü’l Hayrat Çarşamba okuması
  4. Delailü’l Hayrat Perşembe okuması
  5. Delailü’l Hayrat Cumartesi okuması
  6. Delailü’l Hayrat Pazar okuması
  7. Delailü’l Hayrat Pazartesi 2. okuması
  8. Delailü’l Hayrat Hatim Duası yaparak bitireceğiz.

Böylece salavat hatmi tamamlanmış olacak. Sonrasında yeni bir okuma başlatmak isterseniz yeniden en başa dönülür. Yani başlangıç, niyet, iftitah duaları ve diğer bölümler sırayla okunarak yeni hatim süreci başlatılır.

Yüce Rahman cümlemize kolaylıklar ihsan etsin.

Salavat silsilesine Başlangıç Duası ile başlamak için üzerine tıklayın.


Görüşlerinizi Paylaşarak Katkıda Bulunun:

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.